Gökova Körfezi Deniz Koruculuğu ve İzleme Projesi

Gökova Körfezi, Akdeniz keşiş foku (Monachus monachus) ve Kum köpek balığı (Carcharhinus plumbeus) gibi nesli tehlike altında ve hassas türler başta olmak üzere çok sayıda türün yaşam alanı. Kadın balıkçıların da aralarında bulunduğu iki yüzden fazla kıyı balıkçısı, Gökova Körfezi’nde balıkçılık yaparak geçimini sağlıyor.

 

Denizel türlerdeki azalma ve habitat tahribatı, Gökova Körfezi için en önemli tehditler arasında yer alıyor. Tüm bu tehditler, geleneksel kıyı balıkçılığını yaşatan ve geçimini denizden sağlayan balıkçıları da olumsuz etkiliyor. Bunun için; 2010 yılında Körfez’deki altı bölge “Balıkçılığa Kapalı Alan” olarak ilan edildi. Böylece Akbük, Çamlı, Akyaka, Bördübed, İngiliz Limanı ve Karaca Koylarını kapsayan yirmi üç kilometrekarelik alanda her türlü balıkçılık faaliyeti durduruldu. İlgili kamu kurumları, üniversiteler, su ürünleri kooperatifleri ve sivil toplum kuruluşlarının yer aldığı bu çalışma, azalan balık stoklarının artmasını, hassas üreme ve yumurtlama alanlarının korunmasını ve bunlar sağlanarak kıyı balıkçılığının güvenceye alınmasını amaçlıyor. Alanlardaki koruma etkinliğinin artırılması ve bu konuda sorumlu kamu kurumlarına destek olmak için Deniz Koruculuğu Sistemini geliştirdik. Bu sistem, bölge ve ilgili mevzuat hakkında bilgili korucuların bot üzerinde denetim yaparak topladıkları verileri sorumlu kamu kurumlarına iletmesini kapsıyor.
Hazırlıkları yaklaşık bir yıl süren Deniz Kuruculuğu Sistemini 2013 yılından bu yana uyguluyoruz. Akyaka, İngiliz Limanı ve Karacasöğüt’deki korucu istasyonlarında üç deniz korucusu, üç ayrı botla her gün devriye gezerek aktif izleme yapıyor. Sistemin hazırlık sürecinde Akdeniz Koruma Derneği’nin çalışanı olan deniz korucuları, uzmanlar tarafından sistematik bir eğitim sürecinden geçti ve hızlı botlar, kameralar gibi gerekli teknolojik donanımlar tamamlandı.
Deniz korucuları, Balıkçılığa Kapalı Alanlarda karşılaştıkları yasa dışı faaliyetleri (avcılık, uygunsuz tekne bağlama, denize atık boşaltma, vb.) kaydederek tutanakları ile birlikte, oluşturulan iletişim ağı üzerinden yetkililere (Sahil Güvenlik Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yerel birimlerine) rapor ediyor. Ayrıca, hazırlanan broşürler aracılığıyla bölge halkına ve ziyaretçilere, Balıkçılığa Kapalı Alanlar ve koruma çalışmaları hakkında bilgi veriyor.
Akyaka Su Ürünleri Kooperatifi’nin verilerine göre; Balıkçılığa Kapalı Alanların ilan edildiği 2010 yılından 2016 yılı sonuna kadar olan sürede, kooperatif ortaklarının geliri %400 artış gösterdi. Bu veri Deniz Koruculuğu Sisteminin sağladığı etkin korumanın, biyolojik çeşitliliğin ve kıyı balıkçılığının devamlılığı için önemini gösteriyor.
Sistem, bölgede biyoçeşitliliğin güvenceye alınmasını sağladığı gibi ülkemizdeki diğer denizel alanlar için örnek uygulama niteliği taşıyor. Bu nedenle uygulama sırasında karşılaşılan ihtiyaçlar  ve sorunlar devamlı yakından takip edilerek kalıcı ve etkili çözümler üretmek için çalışıyoruz. Bu kapsamda, 2016 yılında SMART adlı özel bir yazılım hazırlatılarak korucuların cep telefonlarına yüklendi. Böylece korucular, küresel veri sistemi (GPS) vasıtasıyla takip ediliyor ve görev sırasında karşılaştıkları olaylar ve işlemler anında kaydedilerek detaylı raporlar hazırlanabiliyor.

Türkiye, dünyada bu yazılımı ilk defa deniz koruculuk sisteminde uygulayan ülkelerden biri oldu. Doğa koruma ve yerel kalkınma adına önemli çıktılara ve başarılarına sahip olan proje, 2013 yılında “Yeşil Oscar” olarak bilinen Whitley Ödülü (Whitley Fund for Nature Award), 2014 yılında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Ekvator Ödülü (UNDP Equator Initiative Award) ve 2017 yılındaWhitley Altın Ödülünü (Whitley Gold Award) aldı.
Deniz Koruculuğu Sistemini başka alanlarda da hayata geçirerek denizel alandaki biyoçeşitlilik koruma ve yerel kalkınma çalışmalarımızı arttırayı hedefliyoruz.