Anadolu Orkideleri

Coğrafi konumu dolayısıyla Türkiye dünyadaki 37 flora bölgesinin kesiştiği bir alanda yer almaktadır. Şu ana kadar Türkiye’de 10765 bitki türü tanımlanmıştır ve bu türlerden 3504’ü sadece Türkiye’de bulunmaktadır (endemik). Hindistan’dan sonra dünyanın en zengin bitki çeşitliliğine sahip Türkiye’de yaklaşık 160 tür orkide bulunur ve bunlardan 50 kadarı sadece Türkiye’ye özgüdür.

Türkiye florasının endemik bitkilerinin yüzde 46’sı tehdit altındadır ve IUCN (International Union for Conservation Nature) tarafından yayımlanan Red List’e dahil edilmişlerdir. Türkiye’nin endemik orkideleri, yıllardır tarım alanlarının artması, aşırı hayvan otlatıcılığı ve şehirleşme gibi baskılarla önemli yaşam alanları kaybetmişlerdir. Yine yıllardır devam eden orkide yumrularının salep ve dondurma yapımında kullanılmak üzere toplanmaları, kimi Anadolu orkide türlerini yok olmanın eşiğine getirmiş, diğerlerinin de sayılarını kritik derecede düşürmüştür. Salep kıvam artırıcı ve aroma verici olarak kullanılmaktadır. Bitki kimi zaman daha çiçeği bile açamadan topraktan sökülüp yumrusu koparılmakta ve daha sonra toptancılara satılmaktadır. Yurt dışında ilaç sanayinde de kullanılan orkide yumrularının ihracatına ilişkin kayıtlar 1700’lü yıllara kadar geri gidiyor. Avrupa kayıtlarında İzmir’den “Levent Salebi” adı altında o yıllarda yapılan orkide ihracatı yılda 6,5 ton olarak geçiyor. 1970 ve 1980 yılları arasında artan ihracatla beraber yılda yaş olarak toplanan orkide yumrusu miktarının 400 ila 500 ton arasındaki rakamlara ulaştığını gösteriyor.  O yıllardaki kayıtsızca toplama sonucu birçok türün doğadaki varlığı neslini tehdit edecek kadar az sayılara düşmüş durumda.  20 Haziran 1996 tarih ve 22672 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme” ile orkide türlerinin yumrularının ve diğer formlarının ihracatı yasaklanmıştır. Buna rağmen “Doğal Çiçek Soğanlarının Sökümü, Üretimi ve Ticaretine İlişkin Yönetmelikteki “Doğadan Toplanarak İhracatı Yasak Olan Çiçek Soğanları” kapsamında orkide yumruları için getirilen yasak sadece yurtdışı ticaretine uygulanmış, mevzuattaki bu boşluk yurtiçindeki ticareti etkilememiştir. Orkidenin yumru veya toz halinde ihracatı yasak olsa da işlenip dondurma veya salep olarak ihraç edilmesinin karşısında yasal bir engel yok. Son yıllarda bu sebebin de getirdiği artan iç talep sonucu kırsal alanda yaşayan ve geliri olmayan çocuk, genç ve yaşlı, bahar geldiğinde elinde çapalarla orkide peşinde koşmaya devam etmektedirler. Toplanan yumruların kilosu 20 ila 160 TL arasında değer buluyor türüne ve yerine göre. Bir kiloda 1000 ila 4000 arası yumru olabiliyor.

Habitat alanlarının tahribi ve aşırı yumru toplanması, birçok endemik Anadolu orkidesi türünü tükenmenin eşiğine getirmiş, bilimsel olarak onaylanmasa bile bazı türler yok olmuştur. Diğer yanda orkide yumrularının salep adı altında besin sektöründe kullanılması ciddi bir ekonomi yaratmakta, türlerin sayısının her geçen gün azalması hem biyolojik çeşitliliğin yok olması, hem de ekonomik anlamda büyük kayıplar anlamına gelmektedir. Başta türlerin korunmasını ve salep toplayıcılığın sürdürülebilir olmasını sağlayabilecek çözümler mevcuttur. Coğrafi dağılım açısından Türkiye’deki en önemli orkide yaşam ve dağılım alanlarının başında Milas-Gökova Körfezi bölgesi, Antalya-Elmalı-Kaş ve Kastamonu bölgeleri gelmektedir. Muhtemelen Milas-Gökova Körfezi bölgesi Türkiye’nin en zengin tür dağılımına sahiptir.

Anadolu orkideleri hakkında konunun meraklısı ve uzmanları haricinde kamuoyu bilinci yok denecek kadar azdır. Anadolu topraklarında dünyanın başka hiçbir yerinde olmayan orkide türlerinin yaşadığı ve tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olduğu bilinmemektedir. Anadolu orkideleri görsel olarak son derece özel ve değişik çiçek formları içermektedir. Özellikle Ophrys  ailesine ait türlerin kendine özgü bir yapısı vardır ve hepsi bir arıyı taklit etmektedir.

Rufford Small Grants Vakfı tarafından desteklenen projemiz, Gökova Bölgesinde Türkiye’nin ilk orkide koruma alanının yaratılmasını hedefliyor. Kıyıdan başlayan, zeytinliklerden kızılçam ormanlarına, karaçam ve makiliklere kadar çok çeşitli flora ortamı içeren bölgede oluşturulabilecek orkide koruma alanı, bir nevi tohum bahçesi olarak da işlev de görecektir. Projemiz kapsamında çok sayıda türün yaşam ortamı olabilecek alan veya alanların koruma bölgesi olarak belirlenmesi ve bu bölgede yaşayabilecek hassas türlerin bu alana taşınarak toplanma ve otlatma baskısından uzak olarak doğal tohum bankası görevi görebileceğini tasarlıyoruz. Alanda açılabilecek ziyaretçi merkezi koruma alanlarının yönetim planının bir parçası olabilir. Toplayıcıların sürdürülebilir tekniklerle bitkinin yumrusunu topraktan çıkarması konusunda eğitilmelerini ve aynı zamanda bahçe süs bitkisi olarak kullanılabilecek türlerin halkın Anadolu orkideleri konusunda farkındalığını artırmasını hedeflerken, tarlada salep üretiminin hem ekonomik hem de türün korunmasına yönelik çok önemli bir adım olacağına inanıyoruz. Türkiye genelinde farklı türlerin yaşadığı alanların bu şekilde koruma altına alınabilmesi Anadolu’daki orkide türleriyle ilgili izleme ve araştırma çalışmaları için de önemli bir ortam oluşturacaktır. Salepin yüzyıllardır süregelen farklı kullanım alanlarıyla tartışılmaz bir ekonomik değeri olduğu inkar edilemez. Bunun sürekliliği için öncelikle Anadolu orkidelerinin bu topraklara ait korunmaya değer doğal bir hazine olduğunu kabul etmemiz ve bu hassas bitkilerin üzerindeki baskıyı birçoğunun nesli tükenmeden azaltmamız gerekiyor.